Marka
Marka’yı, benzer mal ya da hizmetleri başkalarının mal ya da hizmetlerinden ayırt etmek üzere kullanılan ya da belirli bir hizmetin sunulması sırasında kullanılan ayırt edici işaret olarak tanımlayabiliriz. Sözcükler, sayılar, harfler, şekiller, ürünün şekli veya ambalajı ile bunların birlikte sunuluş şekilleri marka olarak değerlendirilmektedir. Markaların hukuki kaynağı , 1995 yılında yürürlüğe giren 556 sayılı “Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname” dir. Türkiye’de markaların tescili ve hakların korunması ile ilgili işlemleri yapmaya yetkili tek kuruluş, TPE yani Türk Patent Enstitüsü’ dür.

Marka, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dâhil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaretleri içerir.
Marka Olamayacak Kelime ve İşaretler : 
Aşağıdaki işaret ve kelimeler marka olarak tescil edilemez.

Markanın tanımına girmeyen işaretler, yani ayırt edici nitelik taşımayan kelime ibareler.
Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan markalar,  Hangi markaların birbiri ile benzer kabul edilmesi gerektiği konusunda kesin bir kriter yoktur. Ancak,   görünüşteki benzerlik, söyleniş yakınlığı, normal bir tüketici tarafından karıştırılıp karıştırılmayacağı, imaj benzerliği gibi kriterler bu bağlamda değerlendirilmektedir.
Mal veya hizmetlerin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltıcı işaretler ve adlar,
Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer ve coğrafi kaynak belirten işaretler,
Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaretler,
Malın özgün doğal yapısından ortaya çıkan şeklini veya bir teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan işaretler.
Paris sözleşmesine üye ülkelerin hükümranlık işaretleri, bayrakları veya flamaları,
Tarihi ve kültürel değerleri bakımından halka mal olmuş işaretler ve adlar,
Sahibi tarafından izin verilmeyen tanınmış markalar,
Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar,
Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar,

Marka Çeşitleri
1. Ticari Marka
2. Hizmet markası
3. Ortak Marka
4. Garanti markası

Marka Tescil Başvurusu Yapabilecek Kişiler :

Türk Marka Mevzuatının öngördüğü başvuru ve koruma hakkı; Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan veya sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerce veya Paris Sözleşmesi yahut Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişilere tanınmıştır.

Mevzuat kapsamına girmemekle beraber, Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen marka koruması tanınmıştır. Yabancı devletlerin gerçek veya tüzel kişileri de karşılıklılık ilkesi uyarınca Türkiye’de marka korunmasından aynı şekilde yararlanır.

Tescil Sonrası İşlemler :

1- Yenileme
2- Devir
3- Lisans
4- Adres, Unvan ve Nevi Değişikliği

Uluslar arası Marka Tescili

Türkiye de tescil edilmiş bir marka ancak Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde korunur. Yer ve zaman sınırı tanımayan günümüz dünyasında marka hakkının ülkesel sınırlarla korunuyor olması, uluslararası haksız rekabet kurallarının ihlalinden kaynaklanan sorunların giderilmesi için dünya ülkelerini yıllardan beri bir kısım arayışlara zorlamıştır. Bu nedenle uluslar arası anlaşmalar ve organizasyonlar vasıtası ile bir markanın kendi ülkesi dışında başka ülkelerde de korunmasını amaçlamışlardır.
Özellikle ihracatçı firmalar markalarını sadece Türkiye’de ya da kendi bulundukları ülkede tescil ettirmekle yetinmemeli, ihracat yaptıkları ülkelerde ve Türkiye’de de mutlaka marka tescil işlemlerini yaptırmalıdırlar. Aksi takdirde, kendi markalarının yada benzerinin ihracat yaptıkları ülkede ya da Türkiye’de başka bir firma ya da şahıs adına tescilli olması durumunda, mallarına el konulması durumuyla yada başkaca cezalarla karşılaşabilmektedirler.
1- Uluslar arası Madrid Protokolüne Göre Marka Tescili
1891 yılında yapılan Madrid Anlaşmasından sonra, 1989 yılında kabul edilen, 01 Aralık 1995 tarihinde yürürlüğe giren ve 01 Nisan 1996 tarihinde uygulanmaya başlanan Uluslararası Madrid Protokolü ortaya çıkmıştır. Bu protokol Türkiye tarafından 01 Ocak 1999 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmıştır.
Uluslararası marka tescili işlemleri, Dünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO) bünyesinde oluşturulan uluslararası büro tarafından yürütülmektedir. Marka, başvuru sahibinin ulusal ofisi tarafından tescil edildikten veya tescil için başvuru yapıldıktan sonra marka sahibi, marka koruması istediği anlaşmaya taraf ülkelerde de , bir dil, bir form ve bir ücretle başvuru yapabilmektedir.

2- Topluluk Markası / Avrupa Birliği Marka Tescili
Avrupa Birliği ülkelerinin tamamında geçerli olan tescil işlemidir. Avrupa Birliği ülkelerinin tamamı için gerekli olan, Topluluk Markası tescili 1.4.1996 tarihinden itibaren başlamıştır. Türkiye Cumhuriyeti, Paris Sözleşmesi ve Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması’nı imza eden ülkelerden birisi olduğu için, Türk vatandaşları da, diğer Avrupa Birliği üyesi ülke vatandaşları gibi bu imkanlardan faydalanabilmektedirler.
Başvurular, İspanya’nın Alicante kentinde bulunan Ofis Merkezine (OHIM) yada bütün Topluluk Marka Ofisleri’ne yapılabilmektedir. Tescil ile ilgili değerlendirme OHIM’de yapılmaktadır.
Patent
Patent, buluş sahibinin buluş konusu ürünü yani tarım sektörü dahil , sanayideki herhangi bir spesifik sorunun çözümünü sağlayan bir ürünü,  belirli bir süre üretme, kullanma, satma veya ithal etme hakkıdır. Bu hakkı gösteren belgeye de patent denir. Geleneksel terminoloji ile sınai mülkiyet haklarının içinde önemli bir yer tutan “patent hakkı”, özellikle teknoloji transferinin aracı olması bakımından gelişmekte olan ülkeleri daha çok ilgilendiren maddi olmayan bir mala ilişkin haktır. Patent hakkının hukuki kaynağı , 551 sayılı “Patent Haklarının Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde  Kararname” dir.  Bu Kanun Hükmünde Kararname,
patent verilebilecek buluşlarla değil, patent verilemeyecek buluşlarla ilgili bir  düzenleme yapmıştır.  Patent belgesi verilerek korunabilmesi için, bir buluşun;

Yeni,
Tekniğin bilinen durumunu aşan,
Sanayiye uygulanabilir,  nitelikte olması gerekir.
Patent Konusu Olamayan Hususlar

Keşifler, bilimsel teoriler, matematik metotları;
Zihni, ticari ve oyun faaliyetlerine ilişkin plan, usul ve kurallar;
Edebiyat ve sanat eserleri, bilim eserleri, estetik niteliği olan yaratmalar, bilgisayar yazılımları;
Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller.
İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak cerrahi ve tedavi usulleri ile insan, hayvan vücudu ile ilgili teşhis usulleri.

Konusu kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar ile bitki veya hayvan türleri veya önemli ölçüde biyolojik esaslara dayanan bitki veya hayvan yetiştirilmesi usullerine ilişkin buluşlar, buluş niteliğinde olmasına rağmen patent verilmesi mümkün değildir.

Patent Çeşitleri

İncelemesiz Patent
Bu yöntemle, ülkemizde mali kaynakları kısıtlı olan buluş sahiplerine ucuz, süratli, ancak süresi, incelemeli patente oranla  kısıtlı  bir koruma sağlanmaktadır. Patent müracaatı yapılıp araştırma aşaması da aşıldıktan  sonra araştırma raporu gönderilmektedir. Araştırma neticesinde başvuru sahibi, inceleme talebinde bulunmadan, incelemesiz patent alabilmektedir. İncelemesiz patentin koruma süresi 7  yıldır.

İncelemeli  Patent
Ülke içinde ve dışında detaylı araştırması  yapılmış, patent başvurusuna konu olma özelliğine sahip, incelemeden geçmiş olan patentler incelemeli patent olarak kabul edilir. İncelemeli patent sisteminde, işlemler daha uzun sürmekte, ancak  başvurunun patentlenebilirlik kriterlerine sahip olup olmadığını gösteren bir inceleme raporuna dayanılarak verildiği için daha sağlam ve daha uzun bir koruma elde edilmektedir. İncelemeli patent’in koruma süresi 20 yıldır. İncelemesiz patent, gerekli şartlar yerine getirilmek ve incelenmek şartıyla incelemeli patente dönüştürülebilmektedir.

Uluslar arası Patent Tescili

Türkiye’de alınan bir Patent hakkı ancak ve ancak  Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde korunmaktadır.  Söz konusu buluşun diğer ülkelerde de korunması için, koruma istenen ülkelerde de Patent alınması için başvuruda bulunulması gerekir.

Türkiye’de yapılan başvurunun, başvuru tarihinden itibaren 12 ay içerisinde Paris Sözleşmesi’ne üye diğer ülkelere de başvuru yapılması ve bu başvuru sırasında rüçhan hakkı  talep edilmesi halinde, Türkiye’deki başvuru tarihi ile diğer ülkelere yapılan başvuru tarihi arasında, bir üçüncü kiş tarafından aynı buluş için yapılacak olan başvuru hükümsüz kabul edilir.

Patent İşbirliği Anlaşması (PCT) Üyesi Ülkelerde Tescil

Bir buluşunu uluslar arası alanda koruma altına almak isteyen buluş sahibi, Türkiye’nin 01 Ocak 1996 tarihinde taraf olduğu Patent İşbirliği Anlaşması (PCT-Patent Cooperation Treaty) çerçevesinde, anlaşmaya imza atmış ülkelerin tamamında veya bir kısmında  patentlerini koruma altına alabilirler.

PCT ye göre uluslar arası patent başvuruları (WIPO) Dünya Fikri Haklar Örgütü tarafından organize edilmekte ve yürütülmektedir. Genellikle 30 -33 aylık bir süreçte sonuçlanmaktadır. Başvuru yapıldıktan sonra  “uluslararası araştırma “ aşaması başlamaktadır. Uluslararası araştırma raporu başvuru sahibinin, başvurusunu geri çekip çekmemesi hususunda karar vermesini sağlamak üzere başvuru sahibine gönderilmekte, başvuru geri çekilmez ise, başvuru Uluslararası Araştırma Rapor ile birlikte WIPO tarafından yayımlanmakta ve koruma istenilen ülkelerin patent ofislerine gönderilmektedir.
PCT sistemi, birden fazla ülkeye yapılacak patent başvurularının tek merkezden yapılmasını sağlamakta, dosyalama işlemlerinde, tercüme, vekil tayin etme, ücret ödeme gibi hususların tek merkezden yürütülmesini öngörmektedir. Patent iş birliği Antlaşması (PCT)  ulusal patent ofislerinin iş yükünü de hafifletmektedir.

Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC)- Avrupa Birliğinde
EPC – Avrupa Patent Anlaşması ile amaçlanan, bir buluşun EPC’ye üye ülkelerde tek bir başvuru ve tescil prosedürü ile patent korumasının sağlanmasıdır. Patent başvurusu (EPO) Avrupa Patent Ofisi’ne yapılmakta, işlemler bu ofis tarafından yürütülmektedir. Koruma süresi, başvuru tarihinden itibaren 20 yıldır.
Patent başvuru işlemleri Avrupa Patent Ofisinde devam ederken, üye ülkelerin herhangi birinde veya tamamında geçici koruma talebinde bulunmak da mümkündür. Başvuruyla ilgili taleplerin tercüme edilerek o üye ülkenin ulusal ofisine verilmesi yeterlidir.
Başvuruyla ilgili patent kararının ilanından sonra Avrupa patentinin bir üye ülkede geçerli olabilmesi için, patent kararının o üye ülkenin resmi dilindeki çevirisinin üye ülkenin belirlediği süre içinde, üye ülkenin ulusal ofisine teslim edilmesi gerekir.
Avrupa Patent Sözleşmesi (European Patent Convention-EPC), 5 Ekim 1973’de imzalanmış ve 7 Ekim 1977’de yürürlüğe girmiştir. Türkiye EPC’ye 1 Kasım 2000 tarihinde taraf olmuştur

Faydalı Model
Buluşları korumak için verilen bir başka belge türü de Faydalı Model Belgesi’dir.  551 sayılı, Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 166. maddesinde yer alan “Faydalı model belgelerine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı ve faydalı model belgelerinin özelliği ile çelişmediği takdirde, patentler için öngörülen hükümler, faydalı model belgeleri için de uygulanır.”  Hükmü ile bazı farklı düzenleme ve uygulamalar dışında Patent ile ilgili kuralların ve uluslar arası tescil sistemlerinin Faydalı Model için de geçerli olduğunu söylemek mümkündür.

Bir buluşun faydalı model olarak hukuki korumadan yararlanabilmesi için;

1- Yeni  ve
2- Sanayiye uygulanabilir,  nitelikte olması gerekir.

Faydalı Model ile Patent Arasındaki Farklılıklar

Faydalı Modelde, Patentte olduğu gibi “tekniğin bilinen durumunun aşılması” kriteri aranmaz
Koruma süreleri farklıdır.
Faydalı Modelde koruma süresi 10  yıldır
İncelemesiz Patentte koruma süresi 7   yıldır
İncelemeli Patentte koruma süresi 20 yıldır.
Faydalı Modelde, araştırma ve inceleme işlemlerinin olmaması, patente oranla hem zaman ve hem de masraf açısından daha elverişlidir.
Faydalı Model Konusu Olamayan HususlarKonusu kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan buluşlar
Usuller
Usullerin uygulanması neticesinde elde edilen ürünler
Kimyasal madde ve ilaçlar
Bitki veya hayvan türleri veya önemli ölçüde biyolojik esaslara dayanan bitki veya hayvan yetiştirilmesi usulleri

Endüstriyel Tasarım
Bir ürünün tamamının veya bir parçasının çizgi, şekil, renk, biçim, doku, malzemenin esnekliği veya süslemesi gibi insan duyuları ile algılanabilen çeşitli unsur veya özelliklerin oluşturduğu görünümdür. Hukuki dayanağı 554 Sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamedir.
Ürünlerin ambalajları, ambalaj desenleri, kumaş desenleri, konfeksiyon modelleri, mobilya modelleri, makine ve araç tasarımları, araçların yedek parçaları tasarım tesciliyle koruma altına alınabilmektedir.

Endüstriyel Tasarımın ÖzellikleriBir tasarımın hukuki korunmasının sağlanması için bazı unsurları içermesi gerekir.
A) Yeni  olmalıdır.
B) Ayırt edici niteliklere sahip olmalıdır.
C) Bir Ürün veya ürün parçasına uygulanması gerekir.
D) İnsan duyuları ile algılanabilme özelliğine sahip olmalıdır.

Koruma Süresi

Endüstiyel tasarımların koruma süresi başvuru tarihinden itibaren 5 yıldır. Bu sürenin beşer yıllık dönemler halinde yenilenmesi mümkündür. Ancak bu yenileme işlemi   toplam 25 yıla kadar yapılabilir.

Koruma Kapsamına Girmeyen Endüstriyel Tasarımlar

Yenilik ve ayırt edici özelliği bulunmayan tasarımlar,
Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı tasarımları,
Teknik fonksiyonun gerçekleştirilmesinde, tasarımcıya tasarıma ilişkin özellik ve unsurlarda hiçbir seçenek özgürlüğü bırakmayan tasarımlar,
Tasarlanan veya tasarımın uygulandığı ürünü, başka bir ürüne mekanik olarak monte edebilmek veya bağlayabilmek için ancak belirli biçim ve boyutlarda üretilebilen tasarımlar.
Endüstriyel Tasarımların Uluslar arası Tescili1- Avrupa Topluluğu Tasarım Tescili

1 Nisan 2003  tarihinden itibaren Avrupa Birliği üyesi ülkelerde üniter ve otonom bir tasarım koruma sistemi getirilmiştir. Bu düzenleme Avrupa Topluluğu Konsey Tüzüğü (EC 6/2002) nün yayınlanması ile yürürlüğe girmiştir.
Yayınlanan tüzük ile hem tescilli ve hem de tescilsiz tasarımlara koruma sağlamaktadır. Tescilli tasarımlar dosyalama tarihinden itibaren, resmi yayın ile sağladığı haklara sahip olurken, tescilsiz tasarımlar ise, tasarımın açıklanmasından itibaren üç yıllık bir süre için orijinal tasarım kopyalarının kullanılmasına engel olmaktadır.
Endüstriyel Tasarım tescilleri için de yetkili merci İspanya’nın Alicante şehrinde bulunan ve şimdiye kadar Topluluk Marka Tescillerini üstlenen OHİM (Office for the Harmonization in the Internal Market) dir.  Başvurular,  İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinde olabilmektedir.
Tescil için başvuruda bulunulan tasarımın “Yenilik ve Ayırt Edici” özelliğe sahip olmasıdır. Tescilsiz tasarımlar için koruma süresi, tasarımın kamuya sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır. Tescilli tasarımlar ise 5 yıllık sürelerle,  toplam 25 yıla kadar 4 kez yenilenebilmektedir. Locarno’da imzalanan, 8 Ekim 1968 tarihli anlaşma ile , Endüstriyel Tasarımları da içeren alfabetik mal listesi ve bunların ait olduğu sınıf ve alt sınıflarla ilgili uluslar arası bir  düzenleme getirilmiştir.

Tek bir başvuru ile maliyet ve zaman yönünden avantaj sağlanmış olup;   tecavüz ve hükümsüzlük konularını da tek bir yerden hükme bağlama kolaylığı getirmiştir.

Coğrafi İşaret
Sınai mülkiyet hakları kapsamında değerlendirilen  coğrafi işaretler, 555 Sayılı  Coğrafi İşaretlerin Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname  ile düzenlenmiş olup;

Menşe İşaretleri  ve
Mahreç işaretleri olarak iki gruba  anılırlar.
Bir ürünün kaynağı yani menşei olan yöre, alan veya bölge adı, ürünün menşe adı olarak anılır.

Bu şekilde kabul edilen bir  ürünün,

Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, bölge veya çok özel durumlarda ülkeden kaynaklanan bir ürün olması;
Tüm veya esas nitelik veya özellikleri bu yöre, alan veya bölgeye özgü doğa ve beşeri unsurlardan kaynaklanan bir ürün olması;
Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinin tümüyle bu yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması,
Gibi şartların birlikte ortaya çıkması gerekir.

Bu ürünlerin nitelikleri, kalitesi, ünü ve diğer özellikleri belirli bir coğrafi yerin doğa ve insani unsurlarından kaynaklanan özellikler taşımakta ve bu ürünler bu özellikleri ile ün kazanmaktadırlar. Menşe adını taşıyacak ürünler ait oldukları coğrafi bölgenin dışında üretilemezler. Çünkü ürün, niteliklerini ancak ait olduğu yöre içinde üretildiği takdirde kazanabilir.

Bir ürünün menşei olan yöre, alan veya bölge adının, “mahreç işareti” olarak tescil edilmesi için,

Coğrafi sınırları belirlenmiş bir yöre, alan, veya bölgeden kaynaklanan bir ürün olması;
Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri itibariyle bu yöre, alan veya bölge ile özdeşleşmiş bir ürün olması;
Üretimi, işlenmesi ve diğer işlemlerinden en az birinin belirlenmiş yöre, alan veya bölge sınırları içinde yapılan bir ürün olması,
Gibi şartlarının birlikte oluşması gerekir. Bu tür ürünlere örnek olarak Trabzon ekmeği verilebilir. Bu ürünlerin nitelikleri, kalitesi, ünü ve diğer özellikleri belirli bir coğrafi yere ait doğal hammadde ya da beşeri unsurlara dayalı işlemlerden kaynaklanan özellikler taşır. Menşe işaretini taşıyan ürünlerden farklı olarak Mahreç işaretini taşıyan ürünler ait oldukları coğrafi bölgenin dışında da üretilebilirler. Ancak bu üretimde ait oldukları coğrafi bölgeye ait hammadde ve üretim yöntemlerinin aynen kullanılması ve ürünün kalitesinin aynı olması şarttır.
Bir ülkede tescil edilen Coğrafı İşaretin tüm dünyada da geçerli olacağı düşüncesi doğru bir düşünce değildir. Zira   Türkiye’de tescil edilen coğrafi işaretler sadece Türkiye sınırları içinde geçerlidir. Paris Sözleşmesi’ne göre himayesi istenilen her ülke de ayrı bir başvuru yapılması gerekir.

Coğrafi İşaret Olarak Tescil Edilemeyecek İşaretler

Coğrafi işaret tanımına uymayan adlar ve işaretler,
Ürünlerin öz adı olmuş adlar ve işaretler,
Ürünün gerçek kaynağı konusunda halkı yanıltabilecek olan bitki türleri, hayvan soyları veya benzer adlar,
Kamu düzeni ve genel ahlaka aykırı işaretler,
Paris Sözleşmesi ve Dünya Ticaret Örgütü’nü kuran Anlaşmaya üye ülkelerde korunmayan veya koruması sona ermiş veya kullanılmayan adlar ve işaretler.

Entegre Devre Topografyaları
5147 sayılı Entegre Devre Topoğrafyalarının Korunması Hakkında Kanuna göre entegre devre; Elektronik bir işlevi veya bunun gibi diğer işlevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış, en az bir aktif elemanı olan ve ara bağlantılarından bir kısmının ya da tümünün bir parça malzeme içerisinde ve/veya üzerinde bir araya getirilmiş ara veya son formdaki bir ürünü;   entegre devre topoğrafyası ise,  entegre devreyi oluşturan tabakaların üç boyutlu dizilimini gösteren, üretim amacıyla hazırlanmış ve herhangi bir formatta sabitlenmiş görüntüler dizisi olup, her görüntü entegre devrenin üretiminin herhangi bir aşamasındaki yüzeyinin tamamının veya bir kısmının görünümünü ifade eder.

Entegre devre topoğrafyası başvurusu veya tescilinden doğan haklar başkasına devredilebilir ve miras yoluyla intikal eder. Bu haklar üzerinde ölüme bağlı tasarrufların yapılması mümkündür. Başvuru ve tescilden doğan hak, kanunî veya akdî rehne ve hacze konu olabilir.

Tescil Edilerek Koruma Kapsamında Değerlendirilen Entegre Devre Topografyaları

Orijinal niteliğe sahip entegre devre topografyaları, mevzuatta belirtilen şartların yerine getirilmesi ve öngörülen ücretin ödenmesi kaydıyla, tescil belgesi verilerek korunur.

Koruma; entegre devre topografyasının dayandığı içerik, işlem süreci, sistem, teknik veya topografyanın kendisi dışında topografyada sabitlenmiş bilgiye uygulanmamaktadır.

Bu korumadan yararlanma, yapısında koruma altına alınmış bir entegre devre topografyası bulunduran entegre devrenin, herhangi bir üründe kullanılıp kullanılmamasına bağlı değildir.

Orijinal Entegre Devre Topografyası nedir ?

Entegre devre topografyasının, tasarlayıcısının kendi fikrî çabası sonucu ortaya çıkmış olması ve tasarlama sırasında entegre devre üreticileri ve entegre devre topografyası tasarlayıcıları arasında bilinmiyorsa orijinal sayılmaktadır. Bilinen elemanların ve ara bağlantıların düzenlenmesinden oluşan bir entegre devre topografyası, bütün olarak ele alındığında, bir araya getirilmiş şekli bakımından orijinallik şartını taşıyorsa entegre devre topografyası korumasından yararlanmaktadır.

Korumanın Başladığı Tarih ve  Süresi 

5147 sayılı yasaya göre  entegre devre topoğrafyasına sağlanan korumanın başlangıcı; entegre devre topoğrafyasının, hak sahibi tarafından veya onun izniyle üçüncü bir kişi tarafından, yurt içinde veya yurt dışında ilk kez ticarî açıdan piyasaya sürüldüğü tarihten itibaren iki yıl içinde tescil başvurusunun da yapılmış olması kaydıyla; sözü edilen piyasaya sürülme tarihi veya ticarî açıdan piyasaya sürümün olmadığı hâllerde, tescil başvurusunun yapıldığı tarihtir.

Koruma süresi, yukarıda belirtilen  başlangıç tarihinden itibaren on yıl olup, bu süre onuncu takvim yılının bitiminde sona erer.

Entegre devre topoğrafyası gizlilik gerektiren hâller dışında, ticarî olarak kullanılmamışsa ve tasarlandığı tarihten itibaren onbeş yıl içerisinde TPE ye  tescil için başvurulmamışsa entegre devre topoğrafyasını koruma hakkı talep edilemez.

Korumadan Yararlanacak Kişiler

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,
Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ikametgahı olan ve sınai veya ticari faaliyette bulunan gerçek ve tüzel kişiler
İlgili uluslararası anlaşmaların hükümleri dahilinde başvuru hakkına sahip kişiler yararlanır.
Yukarıda sayılanlar dışında karşılıklılık esasına göre  Türkiye Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere kanunen veya fiilen entegre devre topoğrafyası korumasını tanıyan devletlerin uyruğundaki gerçek ve tüzel kişiler de karşılıklılık ilkesi gözetilerek Türkiye’de bu haktan yararlanırlar. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının entegre devre topoğrafyalarını, diğer ülkelerin tescil etmesi veya tescil edeceğini yazılı olarak bildirmesi karşılıklılık ilkesi olarak kabul edilir.